Daha önce
katılmış olduğumuz 5 şampiyonlar ligi turnuvasında da gruptan çıkmayı
başaramadık. 2003 yılında çıkmaya çok
yaklaşmıştık ki lanet olası Sparta Prag 90+3’te Lazio’ya attığı golle kendini
üst tura, Beşiktaş’ı UEFA kupasına itti. Yıl 2016 oldu ve geçen yılın tiki-taka
futboluyla eze eze gelen şampiyonluk sonrasında tüm Avrupa’ya Beşiktaş’ın kim
olduğunu göstereceğimize and içmiştik.
Öncelikle her
kura çekiminde Beşiktaş’ı tabiri caizse ölüm grubuna atan kelfantino’nun kura
çekiminde olmayışı hepimizin yüreğini ferahlattı. Nitekim de cenabet herifin
olmayışı, Beşiktaş’ın tüm gruplara
nispeten daha dişine göre olan gruba düşmesini sağladı. Sorun demek ki gusülsüz
kelfantinodaymış! Geçen yılki Şampiyonlar Ligi görünümlü Avrupa Ligi grubundan
sonra Benfica, Napoli ve Kiev’li gruba düşmek gerçekten büyük şanştı. Artık bu
hasrete bir son verme ateşimiz iyiden iyiye harlanmıştı.
Her şey çok
güzel başladı ve o kadar güzel gelişti ki tamam dedik. Biz kötü de oynasak artık
şampiyonlar ligi takımı olduk! Kötü oynasak da yenilmiyoruz. Deplasmanda
Benfica’yla berabere kalıp, San Paolo’da Napoli’yi yeniyoruz. Bu gruptan
çıkarız dedik. Dedikte dedik… Ancak dikkat etmedik ki attığımız goller hep
duran top,hep penaltı. Maçlarda kaybetmedikçe doğal olarak hiç kafamızı
yormadık “Nerede geçen yılki tiki-taka-pata-küte Beşiktaş?” diye. Sonucunda da
“Craig ThomBirOÇson” ın katliamıyla elendik içimizde uhdeyle..
Kiev maçı
için 30. Dakikaya kadar futbolla ilgili her şeyi konuşabiliriz. Takımın arkasındayız.
Aslanlar gibi gittik Kiev kalesini bombalamaya. Golümüzün geleceğine benim
inancım tamdı. Lakin o da ne!1?11 Ananı avradını! Böyle penaltı, böyle kırmızı
kart hangi futbol aklına, hangi mantığa, hangi vicdana sığardı? Saydık sövdük
Thomson denen eli kanlı katile. Golü yeriz yemeyiz umrumda değil. Şenol
hocamdan hemen değişiklik yapmasını bekliyorum. Şimdi Oğuzhan’ı oyundan alacak Gökhan Gönül sağ beke geçecek, dizilişi 4-4-1 yapacak… Dedim ve dediğimle
kaldım. Yahu hocam sen de futbol oynadın kaleci de olsan. Takımın gardı düştü,
ruhu çıktı. Oynanan futbol maçı değil, sinir harbi oldu. Yapılacak en doğru
hamle buydu ama neden devre arasını bekledin? Ağır yenilginin sorumlusu Craig
Thomson’dır eyvallah. Ama işin futbol kısmını görmezsek sezon başından beri
kötü futbol ile namağlup diye övündüğümüz canımız, ciğerimiz, Beşiktaşımız’ın ligde de ilk yenilgisini
yakın bir zamanda alması kaçınılmaz.
Kiev maçını
bir kenara koyacak olursak ligde hakikaten de vasat üstü takımlara karşı ya
berabere kaldık ya tek farklı yendik. Geçen yıl gözlerimizin pasını silen
Beşiktaş’ı mumla, kandille arar olduk. Peki bunun sorumlusu Şenol Güneş hocamız
mıdır? Asla değildir. Bunun suçlusu her ne kadar sevsem de malesef Fikret
Orman’dır. Transfer caka satma işi değildir. Hele 2 güne sıkıştırılacak iş hiç
değildir. 4 yıldır bizlere söylenen “Beşiktaş’ta 365 gün transfer bitmez”.
Farkındayız. 365 günde bir transfer yapamıyoruz. Alınan oyuncular iyidir,
kötüdür, kariyerlidir, kalbur altıdır bilemeyiz ancak Demba Ba, Sosa, Gomez ve
Marcelo’dan başka tutan olmadı gibi görülüyor. Alınacak oyuncu takımla yaz kampı geçirmelidir. Her oyuncu Mario Gomez değildir. Aboubakar denilen adamın
ne kariyeri ne de oynadığı oyun Gomez ile mukayese edilemez. Ama Aboubakar’a
ödenen ücreti Gomez bile almıyordu. Bu adamın koşması bile ofsayt yahu!
Koşarken adamın vücudu lönk lönk sallanıyor. Bu adam şampiyon olacak Beşiktaş’ın
forveti olabilir mi? Şampiyonluğu getirecek olan santraforunun atacağı gol ve
gollerdir. 11 lig maçında 2 gol atan
forvet Beşiktaş’ta olamaz abi... Bence sezon sonu gelmeden bu adamı derhal
gönderelim. Yerine Eto’o mu gelir, Gomez mi bilmem ama Cenk’i yedekleyecek bir
forvet şart oğlu şart!
Şimdi lige
dönüş zamanıdır. Alay edenlere, dalga geçenlere, maç 8 olsun diye dua edenlere
inat 2016-2017 Sezonu STSL Şampiyonu olacak
Beşiktaş’ın gerçek futbolunu gösterme vakti gelmiştir. Bursa maçında, Kiev
bunalımını üzerinden atmış, rakibini ısıran, sahada basmadık yer bırakmayan bir
Beşiktaş görmek istiyoruz. Kapalı gişe oynanacak bu maçı 3-4 gol atarak
kazanacağımız hissiyatındayım. Vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun Beşiktaş’ım. Yenince
sevgimiz, yenilince sadakatimiz artar!


